Mesajına altı saattir yanıt gelmemişti. Gün boyunca telefonunu masanın üzerine yüzü yukarı bakacak biçimde bıraktı. Ekran her yandığında dikkati bölündü. Akşam kısa bir “Nasılsın?” mesajı geldiğinde bütün gerginliği birkaç saniyeliğine çözüldü. Oysa mesaj, ilişkinin ne olduğunu açıklamıyor; yalnızca belirsizliği yeniden başlatıyordu.
Bazen bir insanın sevgisini kazanma ihtiyacı, o kişinin bize gerçekten iyi gelip gelmediğinin önüne geçer. İlgisi azaldıkça daha çok düşünür, uzaklaştıkça daha çok uğraşırız. İçeriden bakıldığında bu çaba “Bir şeyi tamamlamak” gibi hissedebilir: “Beni bir kez gerçekten seçse, içimdeki eksik yer de düzelecek.”
Fakat burada peşinden gidilen şey her zaman yalnızca kişi değildir. Onun seçimiyle kanıtlanacağını düşündüğümüz kendi değerimiz olabilir.
Belirsizlik neden zihni meşgul eder?
Kesin bir karşılıklılık insana ilişkiyi değerlendirebileceği netlik verir. Bir gün sıcak, ertesi gün mesafeli olan ilgi ise zihni tahmin etmeye zorlar. Kişi bir sonraki yakınlık işaretinin ne zaman geleceğini izlemeye başlar.
Ödül öğrenmesi araştırmaları, beklenenden farklı gelen ödüllerin davranışın öğrenilmesinde güçlü bir sinyal oluşturduğunu gösterir. Bu mekanizmayı romantik ilişkilere birebir “dopamin bağımlılığı” diye aktarmak doğru değildir. Yine de düzensiz ilginin neden kesin bir yanıttan daha fazla zihinsel meşguliyet yaratabildiğini anlamaya yardımcı olur: Belirsizlik, dikkati olasılığa kilitler.
Romantik reddedilme üzerine küçük bir fMRI çalışmasında Fisher ve arkadaşları, yakın zamanda terk edilmiş fakat eski partnerine hâlâ yoğun sevgi duyan katılımcıların eski partnere ait fotoğraflara verdiği yanıtları inceledi. Ödül ve motivasyonla ilişkili bazı beyin alanlarında etkinlik görüldü. Bu, “Karşılıksız aşk bir bağımlılıktır” demek değildir. Ayrılık kararının, motivasyon ve bağlanma sistemlerini bir anda kapatmadığını gösterir.
Geçmişte verilen emek neden vazgeçmeyi zorlaştırır?
Bir ilişkiye harcanan zaman, kurulan hayaller ve yapılan fedakârlıklar “Şimdi vazgeçersem hepsi boşa gidecek” düşüncesini büyütebilir. Rusbult’un yatırım modeli, bağlılığın yalnızca ilişkiden alınan doyumla değil; yapılan yatırımlarla ve kişinin başka seçenekleri nasıl algıladığıyla da ilişkili olduğunu gösterir.
Bu nedenle bazen kişi bugünkü ilişkiyi değil, geçmişte verdiği emeği kurtarmaya çalışır. Oysa geçmişteki yatırım gerçektir; fakat geleceğe aynı yatırımı sürdürme zorunluluğu yaratmaz.
Echo’nun kendi sesini kaybetmesi
Ovidius’un Echo ve Narcissus anlatısında Echo kendi cümlelerini kuramaz; karşısındakinin son sözlerini tekrar eder. Narcissus’un bakışında var olmaya çalıştıkça kendi sesi daha da silikleşir.
Mitolojik anlatı bugünkü ilişkilerin açıklaması değildir; fakat şu deneyime ayna tutar: “Beni neden seçmiyor?” sorusu bütün alanı kapladığında kişinin kendi sesi duyulmaz olabilir. Daha temel soru geri planda kalır: “Ben bu ilişkide gerçekten seçiliyor muyum?”
Görülmek için yalnızca bir kişinin bakışını beklemek, bütün özdeğeri onun kararına teslim eder. Karşı tarafın sevgisini kazanmak, kısa süreli bir rahatlama sağlayabilir; fakat kişinin kendisiyle ilgili daha eski şüphesini tek başına çözmez.
Çaba ile karşılıklılık aynı şey değildir
Bir ilişki için emek vermek yanlış değildir. Yakınlık bazen sabır ve onarım ister. Fakat emek, iki kişinin de ilişkiye dönebildiği yerde anlamlıdır. Yalnızca bir kişi arıyor, açıklıyor, bekliyor ve onarıyorsa bir süre sonra sevgi değil, bitmeyen bir sınav yaşanır.
“Onun neden böyle olduğunu anlıyorum” cümlesi de bazen kişinin kendi ihtiyacını ertelemesine hizmet edebilir. Karşı tarafın geçmişini ve mesafesini anlamak, sizin ihtiyaçlarınızı süresiz askıya alma zorunluluğu doğurmaz. Empati, kendinden vazgeçmenin başka adı değildir.
Şu sorular döngüyü görünür kılabilir:
- Bu kişiyle temas ettiğimde daha çok sakinleşiyor muyum, yoksa daha çok kendimi kanıtlamaya mı çalışıyorum?
- İlgisi tutarlı olsaydı onu yine aynı biçimde ister miydim?
- Onun beni seçmesi, benim hakkımda hangi eski şüpheyi susturacakmış gibi geliyor?
İhtiyacın değerli hissetmek, yeterli olmak veya terk edilmemekse bu ihtiyaç gerçektir. Fakat çözümünün yalnızca o kişide olması gerekmez. Sağlıklı bağ, kişinin değerini durmadan ispatlamasıyla değil; iki kişinin birbirini açık ve tutarlı biçimde seçmesiyle kurulur.
Bilimsel Atıflar
- Fisher, H. E., Brown, L. L., Aron, A., Strong, G., & Mashek, D. (2010). Reward, addiction, and emotion regulation systems associated with rejection in love. Journal of Neurophysiology, 104(1), 51–60. https://doi.org/10.1152/jn.00784.2009
- Rusbult, C. E., Martz, J. M., & Agnew, C. R. (1998). The investment model scale: Measuring commitment level, satisfaction level, quality of alternatives, and investment size. Personal Relationships, 5(4), 357–387. https://doi.org/10.1111/j.1475-6811.1998.tb00177.x
- Schultz, W. (2016). Dopamine reward prediction-error signalling: A two-component response. Nature Reviews Neuroscience, 17, 183–195. https://doi.org/10.1038/nrn.2015.26
- Ovidius. Metamorfozlar, Kitap 3. (Echo ve Narcissus.)