vonyela.
Benlik ve Anlam

Aynı Hatayı Yapmayacağımıza Söz Verip Neden Tekrarlarız?

Şehmus Nas · 11 Ağustos 2026 · 3 dk okuma

Bir tartışmanın ardından kişi kendine kesin bir söz verir: “Bir daha sesimi yükseltmeyeceğim.” Birkaç hafta sonra benzer bir cümle duyulur, beden gerilir ve ağızdan yine aynı sözler çıkar. Pişmanlık gerçektir; fakat davranış da tekrarlanmıştır.

İstemediğimiz bir davranışı yalnızca istememek neden yetmez?

Niyet ile alışkanlık farklı sistemlerdir

Davranışlarımızın hepsi bilinçli kararlarla yönetilmez. Tekrarlanan davranışlar belirli bağlamlarla eşleştiğinde alışkanlığa dönüşebilir. Yorgunluk, stres veya zaman baskısı altında zihin daha az enerji isteyen tanıdık yolu seçer. Bu nedenle sakin bir anda verilen söz, tetikleyici an geldiğinde otomatik örüntüyle yarışır. Wood ve Rünger’in (2016) alışkanlık psikolojisi derlemesi bunu gösterir: alışkanlıklar niyetten çok bağlam ipuçlarıyla tetiklenir, bu yüzden yalnızca karar vermek onları değiştirmeye yetmez.

“Bir daha yapmayacağım” önemli bir niyettir; fakat yeni davranışın ne olacağını söylemez. Ses yükseltmemek istiyorsak gerilim başladığında uygulanacak alternatif gerekir: kısa mola istemek, bedendeki işaretleri fark etmek, cümleyi yavaşlatmak veya konuşmayı belirli bir saate ertelemek gibi.

Sisifos’un aynı taşı

Sisifos’un kayayı tepeye taşıyıp her defasında aşağı yuvarlanışını izlemesi, tekrarın en güçlü imgelerinden biridir. Albert Camus bu miti insanın anlamsızlıkla karşılaşması üzerinden okur. Psikolojik açıdan ise taşın kendisinden çok, her seferinde aynı yöntemle itilmeye çalışılması düşündürücüdür.

Tekrarlanan hata karakterimizin değişmez kanıtı değildir. Çoğu zaman koşullar, tetikleyiciler ve sonuçlar değişmeden yalnızca iradeye daha fazla yük bindirdiğimizi gösterir. Taşı suçlamak da kendimizi suçlamak da yolu değiştirmez; örüntüyü görmek değişimin başlangıcı olabilir.

Döngünün haritası

Bir davranışı değiştirmek için dört nokta incelenebilir: Öncesinde ne oldu? Bedende ve zihinde hangi işaretler belirdi? Ne yaptım? Kısa ve uzun vadede ne kazandım ya da kaybettim? Örneğin öfkeyle bağırmak kısa vadede güç ve boşalma hissi verirken uzun vadede güveni zedeleyebilir. Ertelemek kısa vadede kaygıyı azaltırken işi büyütebilir.

Bu harita, davranışı mazur göstermek için değil, müdahale edilecek yeri bulmak içindir. Bazen en etkili değişiklik davranıştan dakikalar önce başlar: uykuyu düzenlemek, açken zor konuşma yapmamak, tetikleyici ortamdan kısa süre uzaklaşmak.

Tekrar, başarısızlığın son hükmü değildir

Değişim çoğu zaman doğrusal ilerlemez. Eski davranışın yeniden ortaya çıkması, öğrenilenlerin silindiği anlamına gelmez. Önemli olan tekrarın ardından kendini cezalandırmak değil, veriyi kullanmaktır: Hangi koşulda zorlandım? Yeni planın hangi kısmı eksikti? Kimden destek isteyebilirim?

Söz, yönü gösterir; sistem ise o yönde yürümeyi kolaylaştırır. Aynı hataya dönmek utanılacak bir kimlik değil, anlaşılması gereken bir döngüdür. Sorumluluk, “Ben zaten böyleyim” demekle değil; döngüde değiştirebileceğimiz halkayı bulmakla başlar.

İradeyi çevreyle desteklemek

Davranış değişikliği yalnızca karar anında kurulmaz. Çevredeki işaretler eski alışkanlığı sürekli çağırıyorsa kişinin her seferinde irade kullanması gerekir. Telefonu çalışma masasından kaldırmak, zor konuşmalar için önceden mola cümlesi belirlemek veya alışverişe listeyle gitmek gibi düzenlemeler yeni davranışın maliyetini azaltır.

“Eğer–o zaman” planları da niyeti somutlaştırabilir: “Eğer sesimin yükseldiğini fark edersem, o zaman on dakika ara isteyeceğim.” Plan, tetikleyici anında düşünülecek seçenek sayısını azaltır. Yeni tepkinin önceden birkaç kez zihinde canlandırılması ve güvenli koşullarda uygulanması, otomatikliğin zamanla değişmesine yardımcı olur.

Tekrar gerçekleştiğinde yalnızca sonuca değil, sürece bakmak gerekir. Eskiden bir saat süren tartışma bu kez on dakikada durduysa değişim başlamış olabilir. Hedef kusursuzluk olduğunda bu fark görünmez. Oysa yeni alışkanlık küçük sapmalar, düzeltmeler ve yeniden denemelerle güçlenir. Sorumluluk, utançla kendimizi dondurmak değil, bir sonraki benzer an için daha iyi bir düzenek kurmaktır.

Bir sonraki tekrar için

Değişimi “Bir daha asla” gibi mutlak bir sözle ölçmek yerine, davranışı daha erken fark etme ve daha çabuk onarma kapasitesiyle de değerlendirebiliriz. Bu bakış hem sorumluluğu korur hem öğrenmeye yer açar.

Bilimsel Atıflar

↑ Başa dön